RSS: Makaleler | Yorumlar

Sürat

Sürat

Sürat; insan oğlunun varoluşunu gösterebildiği ve doğaya kendini kabul ettirebildiği fizik gücünün en önemli göstergelerinden birisidir. Sürat özelliği büyük bir güç unsuruyla gerçekleşebilmektedir. Sporun her türünde başarılı olabilmek için değişik ölçülerde de olsa belirli bir sürat özelliği vardır. Patlayıcı kuvvet özelliği gerektiren sporlar açısından sürat performansın belirteni olmaktadır. Bunun yanında spor dalının süresi ve mesafesi arttıkça süratin rolü de azalmaktadır (Şahin,1990).

Sprint de performansın belirleyicisi olarak fule uzunluğu ve fule frekansı (Birim zamanda atılan fule sayısı) kabul edilmektedir (Vittori, 1986). Bir sprint koşusunu dört evreye ayırabiliriz. Bunlar çıkış (Reaksiyon zamanı ), ivmelenme, maksimal sürate geçme ve sprintte devamlılık evreleridir (Moraveç ve Ark.,1990).

Reaksiyon Zamanı

Uyarının verilmesinden , hareketin ilk belirtisinin görüldüğü kas kasılmasına kadar geçen zamanı içerir. Yapılan gözlemler (Moraveç ve Ark.,1990) yarışma mesafesinin artmasıyla start’a gösterilen reaksiyon süresinin de arttığını göstermiştir. Startı takiben atletin sese reaksiyon olarak çıkış takozuna uyguladığı kayda değer kuvvet miktarı için geçen süredir. Bu süre tabancanın patlamasını takiben sesin atlet tarafından işitilmesi, atletin buna cevap olarak takoza kuvvet uygulaması , uygulanan kuvvetin mekanik olarak iletilmesi ve kaydedilmesi için geçen süreleri içerisine almaktadır. Bu nedenle reaksiyon zamanı kullanılan ölçüm aletine bağlı olarak önemli ölçüde farklılık gösterebilecek bir değerdir.

Çıkış esnasındaki reaksiyon süresini ( Dostal 1982, Merove Artman 1984, Moraveç ve Ark. 1988) toparlamışlar ve şu sonuçları elde etmişlerdir.

1. Her tür hız koşusunda en iyi atletlerin reaksiyon zamanları 200 ml/sn den daha azdır.

2. Bayanların reaksiyon zamanı erkeklerin reaksiyon sürelerinden daha uzundur.

3. Reaksiyon zamanı koşu mesafesinin büyümesiyle orantılıdır.

4. Reaksiyon zamanı performans düzeyi ile ilişkili değildir.

Teknik EMG Aktivitesi ve Kuvvet Üretimi

Set pozisyonunda atletin ağırlık merkezi 0.61’den 0.66 m’ye yükseliyor, başlangıç çizgisine yatay mesafesi de 0.16 mden 0.19 m’ye çıkıyor (Boumann 1976, Mero ve Ark 1983). Bu değerler atletin vücut kısımlarının ağırlık merkezini yükseltmek ve koşunun başlangıçta start çizgisine yaklaşmak için pozisyon aldığını gösteriyor. Vücut parçalarının uzunlukları ağırlık merkezinin yüksekliğini etkiliyor ve atletin kol kuvveti, başlangıç çizgisine yatay mesafesini belirtiyor (Kısa kollar, kısa mesafe ve öne daha fazla yatış) (Boumann 1976-79, Hoster 1981, Mero ve Ark 1983)

 İvmelenme 

İvmelenme yeteneği, performansı belirleyen en önemli faktörlerden birisidir. Genel olarak 100 m yarışı içerisinde ilk 30 m zamanı ivmelenmeyi ölçmek için kullanılmaktadır. Performans düzeyi ne olursa olsun hemen hemen bütün sprinterler 30 ile 60 m’ler arasında maksimal süratlerine erişmektedirler. Ancak ivmelenmenin kalitesi veya bir başka deyişle süratin artma oranı ve ulaşılan maksimal sürat direk olarak performansla ve sprinterin kalitesi ile ilgilidir.

Maksimal Sürat

Maksimum sürat, sprint’in en önemli öğesidir yapılan , çalışmalarda maksimum sürat yada hız, 100 m’nin 10 m parçalarının ortalaması olarak ölçüldü. Bununla birlikte yüksek düzeyli performansın yüksek maksimal süratle yapılabileceği kabul edilmektedir. Bir başka deyişle yüksek düzeyde performans ancak ,yüksek maksimal sürat değerleri ile sağlanabilir. Ancak yüksek sürat iyi bir performansın garantisi değildir.

 

Sprint’te Devamlılık

Kısa mesafeler de bile sprintte devamlılık performansın belirgini olarak kabul edilmektedir. Elde edilen veya koşu sırasında ulaşılan hızın mümkün olduğunca uzun süre korunması gerekir. Sprintte devamlılık her zaman performansla yüksek ilişki göstermektedir. Sprintte devamlılığı iyi olan sprinterlede 50 mler arası farkları daha fazla olduğu gözlenmektedir. İkinci 50 m zamanı deparlanseli olması nedeniyle daha küçüktür. İkisi arasındaki farkın artması sprintte devamlılığın arttığının göstergesi olarak kabul edilmektedir (Vittori, 1986).

Fule Uzunluğu ve Fule Sıklığı

Sprint koşusu fule uzunluğu ve sıklığının bir ürünüdür denilebilir. Bu ilk unsurun ne şekilde birleşerek en iyi sonucu verdiği her zaman tartışma konusudur. Fule uzunluğu ve sıklığı ; bacak uzunluğu , duruş yüksekliği ve koşu hızı ile direk olarak ilgilidir. Yapılan gözlemler aynı boyda bayan sprinterlere erkeklere oranla daha küçük fule uzunluğu ve fule sıklığına sahip olduklarını göstermişlerdir.

 Adım Uzunluğu

Sprint koşusunun en belirgin özelliği koşu adımıdır. Her adımda kaslar vücudun tümünü hızlandırarak veya yavaşlatarak kısalır , gevşer ve uzar. Balistik kasılmalarda kasın patlama safhası çok kısadır. Hareketin geri kalın kısmı ise gerdirilmiş antagonist kaslarda birikmiş olan enerjinin ve kasların elastik özelliklerinin sonucudur. Koşu adımı aynı zamanda kasların değişik gerilmeler yarattığı bir faaliyettir : eksantrik, konsantrik ve izometrik.

Sprint adımlarındaki gibi hızlı hareketler kas gerginliğindeki çabuk değişimlerdir. Böylece koşu esnasında destek safhasında ayak bileğiyle güç uygulanırken bacak kasları konsantrik olarak kasılır. Fakat yerle temas öncesi safhada aynı kaslar diz ve ayak bileğini kitler ve izometrik olarak kasılır. En son olarak ta firen safhasında bu kaslar yerçekimi kuvvetinde direnirler ve eksantrik olarak kasılırlar. Böylelikle kaslar her koşu adımında değişik kasılma şekillerini uygularken, özelliklerinin tüm kullanımlarını gösterirler; kasılma, uzama, uzunluk değişmeksizin gerginlik uygulama ve gevşeme gibi.

 Adım Uzunluğu Analizi

Adım uzunluğu analizi yapılarak adımın tüm safhalarını incelemek mümkündür. Koşu adımının iki ana safhası vardır. Destekleme ve uçuş safhaları destekleme safhası frenleme, amortisör ve itme safhalarını içerir. Uçuş safhası ise yükselme ve düşme safhalarını içerir.

Destekleme safhası: destekleme safhası frenlemenin yer aldığı zemine basışta başlar. Ayak zemine yaklaştığında diz fleksör ve ekstansörleri dizi hafifçe bükülmüş pozisyonda (170 derece) kitler. Dorsal fleksörler plantar fleksör ile birlikte çok az eğik ve zemine doğru uzatılmış olan ayak bileğini sabit tutar (110 derece plantar fleksiyon) daha etkili bir iniş için zemine basılan noktadan vücudun ağırlık merkezi 48cm olmalıdır. İnişte dizde oluşan açılmayı 170 dereceyi aşmamalı ve kalçadan aşağıya inen dikme ile ayak parmakları arasındaki açı 60 derece ile 70 derece olmalıdır (vücudun eğilme açısı).

Kalça, diz ve ayak bileği eklemlerindeki kasların güçlü olması sprinterlerin yaylanma esnasında güçten düşmesini daha etkin bir şekilde engeller. Bu atlete vücudun ağırlık merkezini çabucak dikine kaldırabilmesini sağlar. İniş ve yaylanma safhasında ağırlık merkezinin yörüngesindeki en alçak nokta çok aşağıya düşmemelidir. Yaylanma safhasında kalçadaki büküm 140-150 derece, dizdeki büküm 145-155 derece arasında olmalıdır. Seçkin sprinterler en yüksek dikey itişi, yüksek yatay hızda üretirler. Seçkin sprinterler kısa zamanda daha çok dikey kuvvet ortaya koymalıdırlar (Ralphmann,1982).  Gücün bir başka bölümü de alan testi kullanımıyla değerlendirilebilir. Örneğin patlama kabiliyeti; durarak uzun atlama, 3 veya 3.1 m uzunluğunda ve vücudun yarısı kadar bir ağırlıkla her biri 5 sn ve daha az bir sürede tamamlanan 90 derecelik diz açısında 5 çömelme hareketi ile ölçülebilir.

Destekleme safhasının son hareketi itme safhasıdır. Burada yer tepki kuvvetleri ile ileri hareket eden vücudun yatay kuvvetine dahil edilirler. Yerden itme hareketi sırasında atlet aktif olarak ayak bileğini planter fleksiyon yapar. Ayak bileğinin uzaması ve bükülmesi esnasında açı 35-38 derece arasında olmalıdır. Ayrıca kalça ve diz eklemleri bacak zemini terk ettiği ve diz ekleminin tam ekstansiyon yapmadığı anda uzanmaya hazır olmalıdır. Bu atlete ağırlık merkezini 2-3 derecelik bir uçuş yörüngesine göndermesine yardımcı olur ve yörüngenin yüksekliğini azaltır. Bu hareket ayrıca geri tekmelerin ve sallanma hareketinin hızını arttırır. Atlet zemini terk ettikten sonra aktif olarak saldırgan bir iniş için hazırlanır.

Uçuş safhası :  Uçuş safhasının ilk bölümü ağırlık merkezinin uçuş yörüngesinde en yüksek seviyeye kaldırılmasıdır. İkinci bölüm ise ağırlık merkezinin alçalmasıdır. Yerden kalktıktan sonra geriye doğru hareket eden bacak en çok açılmış pozisyona gelir aynı esnada öndeki bacak optimal bükülme pozisyonundadır. Daha sonra arka bacak katlanır ve aşağıya doğru hareket eden öndeki bacağa doğru ileriye hareket eder. Diz bükücülerin tüm amortisör periyodu boyunca bacağı katlanmış halde tutmalıdırlar.

İleri ve aşağı hareket ederek salınan bacağın momentumu destek bacağına uygulanan kuvveti arttırır. Dikeyi geçtikten sonra salınan bacak ileri ve yukarı hareket etmeye başlar. Bacağın balistik momentumu hareket eden vücudun ağırlık merkezinin ileri doğru hızlanmasına yardım eder. Bu safhada bu hareketleri kontrol altında tutmak için atlet döngü esnasında katlanmış olan bacağın ayağını, dorsifleksiyon ile başlatılan amortisör safhasında destekleyici diz ile aynı seviyeye getirmelidir. Koşu sırasında kullanılan kuvvetin ana odağı yerçekimi kuvvetine, çevresel iç kuvvetlerine sürtünme ve yer direnç kuvvetlerine karşı mücadele etmek için yapılan iştir. Dış yer çekim kuvveti atletin hızının azalması esnasında vücut parçalarının hızını belirler. Yer çekim kuvvetleri yatay hızı etkilemez, fakat itici hareketin yönünü etkiler. Destek safhası esnasında dikey hareketlerin miktarının çok fazla olması destek safhası süresini arttırır ve uçuş mesafesini azaltır, bu da bacak devir hızını azaltacak, sonuç olarak ta adım boyunu kısaltacaktır.

Sprint koşusunun her safhasında çalışan kasların durumunu daha da geliştirmek için atletler antrenmanlarında buna yönelik özel egzersizler dahil etmelidirler. Örneğin ;

1 – Destek safhası için : Yerçekimi kuvvetlerine karşı güç, itme ateşleme yeteneği.

2 – Sallanma hareketi için dairesel ve ters dairesel hareketin sürati.

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

facebook like